Edirne’ Gazeteciler Derneği’nin ev sahipliği yaptığı 19. Yerel Medya Eğitim Semineri’nin resmi açılış öncesinde gerçekleştirilen birinci oturumunda konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı yasaların, gazetecileri oto sansüre sürüklediğini söyledi.
Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM), Edirne Valiliği ile Edirne Gazeteciler Derneği (EGD) tarafından düzenlenen, ‘Trakya Yerel Basın Eğitim Semineri’ Edirne’de başladı. DSİ XI. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda iki gün serecek seminerin resmi açılış öncesindeki ilk oturumu, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya’ın kısa açış konuşmasının ardından gerçekleştirildi. Muğla Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç Dr. Abdürrezzak Altun’un oturum başkanlığında, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, BGYEM 1. Hukuk Müşaviri H. Mehmet Gani, Keşan Önder Gazetesi Sahibi Feyzullah Aktan, Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü İlan Kontrol Hizmetleri Müdürü Mehmet Nail Duran ve TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Birim Amiri Erbay Kücet’in konuşmacı olarak katıldığı oturuma geçildi. Oturumda Türkiye’de denetimli ifade özgürlüğü üzerine konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, basın ifade özgürlüğü konusunda çok sayıda konuşma yaptığını ancak bugünkü kadar zorlandığını hatırlamadığını söyledi.
“SINIRLAYICI YASALAR ARTTI”
Son dönemde gazetecilere doğrudan otokontrol yaptıracak sonuçlar doğuran ifade özgürlüğünü sınırlayıcı yasaların artış gösterdiğini vurgulayan Erinç, yeni düzenlemelerin ‘yazdıkları ve söyledikleri için hükümetin görevini yerine getirmekten men etmek’ iddiasıyla yargılanmaları beraberinde getirdiğini, ayrıca ‘Hükümeti Anayasa ve yasalarla verilmiş görevleri yerine getirmemekle önerenler’ şeklinde bir yapı oluştuğunu kaydetti. Türkiye’de ifade özgürlüğü açısından oldukça dikkat çekici bir durum olduğunu dile getiren Erinç, “Birileri alkışlanıyor, birileri yargılanıyor. Türkiye’de bu durumun ifade özgürlüğü açısından çok çarpıcı bir durum olduğunu düşünüyorum. Bir de gazeteci oldukları için her şeyi yazma ve söyleme hakları olduğunu düşünen ne yazık ki meslektaşlarımız ve aynı düşüncede olan haber kaynakları da var. Bu da ifade özgürlüğünü yozlaştırma sonucunu doğuruyor. İfade özgürlüğü dediğimiz zaman kabul etmeliyiz ki bu sınırsız bir özgürlük değil. Avrupa İnsan Hakları ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre bazı noktalarda kısıtlanabileceğini biliyoruz. İfade özgürlüğü subjektif ve politik değerlendirmelere göre yapılmak istendiği için Türkiye’de yasalardan kaynaklanan beş bine yakın soruşturma yapılan bir ifade özgürlüğü seyrinden geçiyoruz. İfade özürlüğünü sınırlandırma nedenleri olarak, kişilik hakları, şiddeti özendirme ve övmek, her türlü ayrımcılık geliyor” dedi.
“BELGELERİ VERMEZSEN GELİP ALIRIZ”
Radyo-TV yayıncılığı ve gazete-dergi yayıncılığı arasında hukuksal anlamda farklılıklar olduğunu da ifade eden Erinç, “Şimdi RTÜK’ü yanı sıra Cumhuriyet Savcıları’na da yetki verildi. Radyo-TV için adli denetleme de söz konusu oldu. Gazete-dergi yayıncılığı için kaynak göstermeme hakkı var ama radyo-TV yayıncılarının yok. Yasaya göre bunu isteme hakkı kimsede yok ancak parantez içinde, ‘belgeleri göndermezsen gelip alırız’ diyen yetkililer oldu. Bu yüzden sınırlı ifade özgürlüğü var. İfade özgürlüğünü belki en çok biz gazeteciler kullanıyoruz ama ondan yararlanan da okur ve dinleyici. Bizim ifade özgürlüğümüz halka bilgilendirme hakkı olarak dönüyor. Biz ne kadar gerçekleri yazamama tehlikesiyle karşılaşırsak halk da gerçekleri öğrenememe tehlikesiyle karşı karşıya kalır” diye konuştu.
“BİLGİ EDİNME VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ EŞDEĞER KAVRAMLAR”
BYEGM 1. Hukuk Müşaviri Hacı Mehmet Gani de kamudaki bilgi ve belgelere ulaşma, bilgi edinme, bu bilgiyi elde etme, bu bilgiyi elde ettikten sonra yorumlama, eleştirme ve yeni eser ortaya koyabilme aşamasında, bu bilgiyi kullanma noktasında bilgi edinmenin önemi, ifade özgürlüğüyle bilgi edinmenin bir anlamda birbiriyle eş değer olduğunu belirtti. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü İlan Kontrol Hizmetleri Müdürü Mehmet Nail Duran ise yerel basın için resmi ilanların çok önem arz ettiğini ve son 10 yıldır internetin yaygınlaşmasıyla resmi ilanların düştüğünü belirtti. Yine kooperatif, birlik ve derneklerin kongre ilanı verme zorunluluklarının kalkmasıyla yerel gazetelerin ciddi gelir kayıpları yaşadığını anlatan Duran, Türkiye genelinde bin 300 civarında resmi ilan alan yerel gazete bulunduğunu bildirdi. TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Birim Amiri Erbay Kücet de ‘Kendinizi Güncelleyin’ konulu sunumu yaptı. Keşan Önder gazetesi sahibi Feyzullah Aktan da gazetecilik yapmak için ‘5 N 1 K’yı bilmenin yetmediğini, etik kuralları da bilip titizlikle uygulamak gerektiğini kaydetti.